18 Eylül 2014 Perşembe

Maraş Türküsü Allı Zeynep'in Hikayesi

Türkiye'de herkesin diline pelesenk olmuş meşhur Maraş türküsü ''Allı Zeynebim'' in hikayesi, Köşe yazarımız ve olayın kahramanının tornu olan Mehmet Saygaz'ın bu haftaki yazısının konusu oldu.

15 Aralık 2012 Cumartesi 01:51
Bu haber 15081 kez okundu
Maraş Türküsü Allı Zeynep'in Hikayesi
Türkiye'de herkesin diline pelesenk olmuş meşhur Maraş türküsü ''Allı Zeynebim'' in hikayesi, Köşe yazarımız ve olayın kahramanının tornu olan Mehmet Saygaz'ın bu haftaki yazısının konusu oldu.


Ortada öyle gönülden yaşanmış bir aşk ve dram var ki, yazıyı bir solukta ve sıkılmadan okuyacaksınız. İşte günümüz aşklarını ve aşıklarını utandıracak o hikaye:


Anadolu’nun her köyünde, kasabasında ve şehrinde isimli isimsiz âşıklar, ozanlar, kara sevdalılar ortaya çıkmıştır.
İşte o köylerden biri Düzbağ (Helete). Sevdanın adı “Allı Zeynep”.
Yiğidin adı mı?! Onu bilen sadece Düzbağ (Helete) halkı.
Güzelin ismi Erkan Oğur’un güzel sesiyle Türk halkının kulaklarında.
Ama o sevda türküsünü yazanı Anadolu bilmiyor. İşte biz o sevda kahramanını yazıyoruz; Kurt Hasan Ahmet (Ahmet Kurtlucan)

***

Anadolu’da nice Sarı Gelin, Ezo Gelin, Allı Zeynep’ler yaşamıştır.
Bunların sevdaları, aşkları her yörede duyulmuş, benimsenmiş oraya maledilmiştir.
K.Maraş’ın Düzbağ (Helete) yöresinde de “Allı Zeynep” sevdası yaşanmıştır.
Anadolu da yaşanan kara sevdalarda kavuşmalar hemen hemen hiç olmamıştır. Olanlarında sonu kötü olmuştur.
İşte Allı Zeynep ile Kurt Hasan Ahmet de birbirlerine yar olamamışlardır.
Allı Zeynep hikayesinin Sivas yöresine ait olduğu bilinmektedir. Oysa bu yerin K.Maraş’ın Düzbağ (Helete) kasabası olmasıdır.
Hikayeyi okuduğunuzda doğru olanın da bu olduğu kanaatine varacaksınızdır.
Kurt Hasan Ahmet bir halk aşığı, bir halk ozanı değildir.
O Zyeneb’i görüp seviyor, onun adına türkü, ağıt yakıyor.
Mısralarda geçen yer isimleri Düzbağ yöresinde halen böyle bilinmekle beraber askeri haritalarda da geçmektedir.
Karaca, Zeyneb’in zalim dayısıdır. Kör Hütdü Zeynep ile zorla evlenendir.
***


Allı Zeynep Hikayesi
Düzbağ’da eski ismiyle Helete’de Kurt Hasan Ahmet (Ahmet Kurtlucan) ve Allı Zeynep (Zeynep Tello) adlarında iki aşık vardır.
Bunlar birbirlerini çok sevmektedir.
Zeynep’in ailesi zengin ve soyludur.
Ahmet ise fakir bir ailenin çocuğudur ve çobanlık yapmaktadır.
Eski ananelere göre gençlerin evlenmeleri kendi isteklerine göre değil de anne ve babanın isteklerine ya da zorlamalarına göreydi.
Ahmet fakir olsa da gönlünden gelen bir umutla Allı Zeynep’i ister.
Allı Zeynep’in Karaca ismindeki dayısı bu evlenmeye karşı çıkar.
Çünkü, Ahmet fakirdir. Ancak, Ahmet son derece aşıktır.
Birkaç gün sonra Zeynep’in ailesi Sıraca’ya göçünce, mecburen Zeynep de gitmek zorunda kalır.
Bunun üzerine Ahmet aklından çıkaramadığı Zeynep için şunları söyler:


Şimdiye vardılar Gırıkdaş’ına,
Yine Zeynep göçmüş Göksu başına,
Bozdurmuş altını takmış düşünce,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im
Helete köyünde şanlı Zeyneb’im


Daha sonra Zeynep ve ailesi Zedille yaylasına gider. Her an Zeynep’in aşkı ile yanan Ahmet yine şunları dile getirir:
Zedille’de yolumuzun goyusu,
Koyun yolu yolumuzun kıyısı,
Pis Karaca Zeyneb’imin dayısı,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im
Helete köyünde şanlı Zeyneb’im


Sıraca’daki pınara su almak için gelen Zeynep’i sırtındaki tulukla görünce ona şöyle atıfta bulunur:
Sıraca’da gördüm sırtında tuluk,
Yüzünden akıyor sanki bir oluk,
Yaylada yayılır bir sürü ferik,
İçindeki al kınalı yar benim.


Böyle sözlerle, Zeynep’in kendisine bakmasını sağlamaya çalışır. Ancak, Zeynep bir türlü Ahmet’e bakamaz. Çünkü baskı altındadır, korkmaktadır. Bunun üzerine Ahmet şöyle sesleni
Sıra sıra dikerlerdi söğüdü
Zeynep yine nerden aldın öğüdü
Bulamazsın benim gibi yiğidi
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im


Zeynep ve ailesi ağustos ayının sonlarına doğru yaylalarından Yalangoz mevkine göçerler. Buraya hayma (çadır) kurarlar. Bu arada Ahmet burada davar yaymaktadır. Bu sırada Zeynep’in ayak izine rastlar ve abisini çağırarak durumu izah eder. O ayak izini korumaya alır.


Onlar haymayı kurmuştur. Ahmet bir defa da olsa Zeynep’i görmek arzusundadır. Bu arzusunu yerine getirmek üzere haymanın yanına gelir. Tam bu anda Zeynep’in annesi haymanın ağzında, Zeynep ise İnek sağmaktadır. Zeynep’i göz hapsinde tutan annesi Zeynep’in hareketlerine dikkat eder. Yani Zeynep, Ahmet’e bakacak mı, bakmayacak mı? Bilmek ister.
Ahmet’e bir kere bakan Zeynep kazara sütü döker. Bu sebeple Zeynep annesinden dayak yer. Buna çok üzülen Ahmet:


Sıra sıra Yalangoz’un hayması,
Gümüştendir Zeyneb’imin gayması,
Üç beş oldu anasının dövmesi,
Bu yıl bu gız bizi candan edici,
Candan etmezse de maldan edici.
Der.


Bu olaydan sonra Zeynep, Hütdü adında biriyle evlendirilir. Hem halk hem de Zeynep bu adamı hiç beğenmez. Ancak bu evlilik aile baskısıyla yapılmıştır. Yine Ahmet Zeynep için;
Gılıcıma çaldırayım kösüre,
Kusur bulmam Zeynep gibi mısıra,
Kör Hüdü’yü bir yalancı gısıra,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im,
Yedi köy içinde şanlı Zeyneb’im.


Zeyneb’i kaçırmak için birgün önceden anlaşırlar. Buluşacakları yere 15 arkadaştan sadece Tontu İbrahim gelmiştir. Kurt Hasan Ahmet; İbrahim, sabah olsun Zeynep İnek sağmaya çıksın da bir boyunu göreyim. Bunun üzerine sabah Zeyneb’i görünce şu dörtlüğü söylemiştir:


Çıkar çıkar sarı taşa otururum
Zeyneb’imin dileğini bitiririm
Onbeş arkadaştan birini getiririm
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im


Zaman ilerlemiş, günler günleri kovalamış, aylar ayları Zeynep çoluk çocuk sahibi olmuştur. Bu zaman diliminde Ahmet de attan düşmüş iyice hastalanmıştır. Vücudunun her yeri yara içinde kalmıştır. Bir türlü yerinden kalkamamaktadır.Kendisini gizlice ziyarete gelen Zeynep’i görünce üç-beş kişinin yerinden kaldıramadığı Ahmet doğrularak şunları söyler: Derin bir ahla...!


Yine bağlar gitti dağlar alaca,
Kabir kabir sürünesi Karca,
Zeyneb’im kıyamete kadar kalsın sana Sıraca,
Bu yıl bu gız bizi candan edici,
Candan etmezse de baldan edici.

Der ve iki gün sonra ölür.


Allı Zeynep hikayesinin Sivas/Divriği’ndeki varyantı Lala Zeynep şeklinderir. Diğer yandan Klasik Sanat Müziğinde İnci Çayırlı’nın bayram günlerinde seslendirdiği şarkı aslında Allı Zeynep üzerine söylenmiş manzum parçalardır.


Zeynep bu güzellik var mı soyunda,
Elvan elvan güller kokar boynunda,
Ramazan ayında, bayram gününde,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im.


Diğer yandan Allı Zeynep üzerine yakılan ağıtlardan bir kısmı şöyledir:
Yalangoz deresi ılıcak akar,
Zeyneb’im oturmuş yollara bakar,
Kart Mustafa gelmiş takıntı takar,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im.


Yedi köy içinde belli Zeyneb’im.
Sıraca’da gördüm sırtında tuluk,
Gözünden akıyo sanki bir oluk,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im,
Yedi köy içinde belli Zeyneb’im.


Zeyneb’i yaylaya göçürünsene,
Teyyareye koyun uçurunsene,
Soğuk sulardan içirinsene
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im,
Yedi köy içinde belli Zeyneb’im.


Guruya da şu yalan deresi,
Salını salını suya gelesi,
Anası Emine’de mındar ölesi,
Zeyneb’im Zeyneb’im allı Zeyneb’im,
Yedi köy içinde belli Zeyneb’im.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Göksun Tünellerinin Adının ''Afşin Eshab-ı Kehf Tüneli'' olmasını Desteklermisiniz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV